Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nin koridorları, yalnızca hastaların şifa arayışlarında bulundukları bir sağlık merkezi değil, aynı zamanda mesleklerine ve birbirlerine adanmış bir çiftin yaşam alanı haline gelmiş durumda. Kemik iliği nakil ünitesinde görev yapan Efnan ve koroner yoğun bakımda çalışan Koray Olgun çifti, dokuz yıl önce hayatlarını birleştirerek bu özel kurumu da ortak yaşam alanı olarak seçmişler.
Yoğun çalışma koşullarında ve mesleğin getirdiği ağır psikolojik yük altında, hemşire çift, birbirlerine destek olarak sağlık hizmetinin ardındaki görünmeyen fedakarlığı gözler önüne seriyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, onlar için neredeyse ikinci bir ev konumunda. Efnan Güven Olgun (41) hastanenin kemik iliği nakil ünitesinde hizmet verirken, 38 yaşındaki eşi Koray Olgun ise koroner yoğun bakımda nöbet tutuyor. Çift, hastanede başlayan ilişkilerini mesleki uyumlarıyla güçlendirerek sürdürüyor.
Zorlu çalışma koşullarına rağmen, birbirlerine olan bağları sayesinde her türlü engeli aşabilen çift, hastalarına umut olma hedefinden asla vazgeçmiyor. Efnan Güven Olgun, eşinin aynı kurumda çalışmasının günlük yaşamlarına katkılarını şöyle değerlendiriyor: “Aynı dili konuşup aynı dertleri paylaşabiliyoruz. Sağlık sektörü ağır bir yük ve özveri gerektiriyor. Fiziksel olarak işimizi eve taşımıyoruz, ama zihinsel olarak bu yükü taşımak zorunda kalıyoruz. İşimiz, hayatımızın büyük bir kısmını etkiliyor.”
Eğitimli hemşire, mesai arkadaşının yanında, evde de hayat arkadaşı olmanın sağlık disiplininin ağır yükünü hafiflettiğini vurguluyor. Eşinin de belirttiği gibi, nöbet sıkıntılarını önceden öngörerek bu ortaklık, kendilerine avantaj sağlıyor.
Olgun, sağlık profesyonellerinin empati yeteneğinin önemini de dile getiriyor: “Sağlıkçı olmak, vicdanla çalışmayı gerektirir. İnsanları anlamak, empati kurabilmek ve onlara aileden biri gibi yaklaşmak zorundayız.” Hemşireliğin sadece tıbbi prosedürlerden ibaret olmadığını, hastaların en gizli sıkıntılarını paylaşabilmesi açısından kritik bir rol oynadığını ifade ediyor.
Koray Olgun, eşiyle aynı dili konuşmanın ve olaylara benzer bir bakış açısıyla yaklaşmanın sağladığı ayrıcalığı hissettiklerini belirtiyor. “Hastalarımıza kendi aile fertlerimiz gibi yaklaşıyoruz. İş yükünü paylaştıkça zorluklar daha da hafifliyor,” diyor. “Mesleğimiz çok kutsal bir meslek. Eşimle aynı alanda çalıştığımız için dertlerimizi paylaşabiliyoruz. Sorunlarımız ve sevinçlerimiz bile ortak. Hastalarımız tedavi olup buradan ayrıldıklarında, birlikte mutluluk yaşıyoruz.”
Olgun çiftinin sağlık alanındaki güçlü bağlılıkları, hem iş yaşamında hem de özel hayatlarında önemli bir destek kaynağı oluşturuyor ve birlikte verdikleri şifa mücadelesi, sağlık sektöründeki fedakarlıkları bir kez daha gözler önüne seriyor.